Bir dükkânınız olduğunu düşünün… Cadde üzeri, camları tertemiz, içeride mis gibi kahve kokusu. Ama vitrin boş. İnsanlar yanından geçer, belki içeriye bakar, ama hiçbir şey göremeden yürür gider. İşte emlak dünyasında web sitesi olmadan var olmak, biraz böyle bir manzara. Artık ilk izlenimler kapıda değil, ekranda başlıyor. Bir müşteri, adınızı duyar duymaz Google’a...
emlak
Bir emlak danışmanının portföyü, mutfağındaki malzeme dolabı gibidir. Ne kadar çeşitli, taze ve düzenli olursa, ortaya çıkan yemek de o kadar lezzetli olur. Ama dolabın kapağını açtığınızda karşınıza son kullanma tarihi geçmiş ürünler, etiketi kaybolmuş kavanozlar ve bir köşede unutulmuş yarım paket makarna çıkarsa… işte orada hem iştah hem de motivasyon...
Emlak danışmanlığı, dışarıdan bakıldığında hep anahtar teslim anıyla hatırlanır: gülümseyen müşteriler, imzalanan belgeler, mutlu fotoğraflar… Oysa işin perde arkasında, bu kareye gelene kadar yaşanan küçük krizler vardır. Bazen bir evin tapu bilgileri eksik çıkar, bazen müşteri son dakika karar değiştirir, bazen de yoğun bir günün ortasında randevular birbirine...